Oyuncak

 Jeanne ve Emile'in bir şeyler yaşadığını öğrendiğim o geceydi. Üzüldüm denebilir mi bilmiyorum ama elinden oyuncağı alınmış bir kız çocuğuna döndüğümü itiraf etmem gerek. Tek olan şey bu olsaydı belki daha çekilebilir kılınırdı gece. Tamam birkaç yarım saat geriye gidelim.

Camille'in apartman dairesinde oturuyorduk. Balkona çıkmış sigaramı tüttürürken Camille Jeanne'ye seslendi. "Bence artık söylemelisin." Tek kaşını kaldırdım ama yerimden dahi kıpırdamadım. Jeanne yanıma geldi yavaşça oturdu. Kıvırcıkları sıcaktan iyice nemlenip kabarmıştı. "İra... Ben birisiyle bir şeyler yaşadım ama... Ne yapacağımı da bilemiyorum. Şerefsiz." Sigaramı küllüğe bastım. İçimden bir ses Emilé olduğunu bağırıyordu. Yutkunup bu durumu ve fikri görmezden gelmeye çalışsam da Jeanne'nin birkaç senedir, en azından Emilé ve Yasmin ayrıldığından beri ona yürüdüğünü fark ediyordum. Reddetmesi bir şey değiştirmezdi. Emilé'in yanında her beni gördüğünde, ya da herhangi bir başka kız, itekleyip göndermesinden her şey apaçıktı. Dudaklarımı yaladım. "Emilé mi?" Jeanne bu açık sorum üzerine şaşırdı. Ancak reddetmedi. Utana sıkıla kabul etti. "Haziran başında." Camille asla nasıl yapılacağını bilmediği makarnanın pişip pişmediğini anlamaya çalışırken konuştu. Yerimden doğruldum bir şey olmamış gibi. İçim burkulmuştu. Haziran başında biz Emilé ile... Jeanne anlatmaya başladı. "Beni görmezden geldi o geceden sonra inanabiliyor musun? Sadece bir ya da iki şişe şarap içti diye..." Sözünü makarnayı karıştırırken kestim. "Şarap ona dokunuyor. Camille soğuk su çıkartır mısın lütfen." İç çekip donmuş halde makarnaya bakmaya devam ettim. Doğruları demek gerekirse asla Emilé'e güvenmemişyim zaten. Onun ne kadar flörtöz olduğunu biliyordum. Ama Jeanne ile de birlikte olmaz diye düşünmüştüm en azından sürekli beni reddettikten sonra. Jeanne burnunu kırıştırdı. "Önemsizmiş. Sence sevişmek önemsiz mi? Bana umut vermesi ya da?!" Başımı iki yana salladım. Kesinlikle değil ama Jeanne, Emilé böyledir biliyorsun. Sevişir. Önemsiz ki hu onun için. Sen o ben herkes onun için öylece birileri. Bir daha görmeyecek belki de." Jeanne yerinden fırladı. "Ama kötü dönemden geçiyordum, o çıktı karşıma ne demek İra!"

Camille Jeanne'ye doğru bir adım attı. Elini omzuna koydu. "Jeanne, hayatım, İra'nın da fazla üzerine gitme. Şey, o Emilé'ye aşık. Aralarında bir şeyler olmuş." Jeanne sapsarı kesildi. Ben ise makarnayı bırakıp tezgaha dayanarak yere çöktüm. Donuktum. Bir şey hissetmiyordum. Belki sadece biraz öfke. Ama beklenmedik bir şey değildi. Ağzımı açıp söz hakkı isteyeceğim bir şey de değildi. Jeanne yanıma çöktü. Elindeki soğuk sudan önce kendi içti sonra da bana uzattı. "Ben bilmiyordum eğer bilseydim..." Camille kahkaha attı. "Yapmazdı. Geçen La Amour'da otururken sordum, dedim neyi asla yapmazsın. Arkadaşlarımdan birisi ile ilişkisi olan bir adamın yatağına girmek demişti." Jeanne ye baktım gülerek. "Merak etme önemsizdi zaten." Jeanne bağırdı. "Ama seni gizlemiş." Gülümsedim sadece. "O benden Yasmin'i de gizlemişti. Sevgilisiyken. Ondan farklı bir şey bekleyemezsin ki."

Jeanne derin bir nefes aldı. Onun omzuna dokundum. "Benim makarnaya bakacak duygusal durumum dahi kalmadı sanırım. Sen ilgilenir misin?" Başını sallayıp kalktığında yerimden yavaşca doğruldum. Camille'in apartmanından çıkıp şarap almaya yürüneye başladım. Bir yandan da dakikada birkaç defa telefonuma bakıyor ve Emilé'i aramayı istiyordum. Ama ona ne diyebilirdim ki? Sevgilim değilsin, arada hen de birileri ile birlikte oldum, ama yine de senin bir başkasını sikmenden nefret ettim mi? Çok saçmaydı. Bunun yerine tüm irademi kullanarak telefonu eteğimle belim arasına sıkıştırdım ve şaraplardan birisini kaptım.

Camille'in apartmanına girmeden  önce telefonum belimde titredi. Clement mesaj atmıştı. "İçiyorum." Attığı şarap fotoğrafı üzerine ben de kendiminkini yanağıma dayayarak attım. "Sana sonra bir şey anlatacağım. İnanamayacaksın."

Camille'in apartmanı sanki biraz daha sıcak olmuştu. Batan güneşi alan cephesinde oturuyorduk ve inanılmaz boğuculaşmıştı dairesi. Şarabı masaya bıraktığım gibi makarnayı yemeyi reddetek sigaramı yaktım. Aslında içten içe reddetme sebebim onu benimle birlikte Jeanne'nin yapmış olmasıydı ve bu garip şekilde mideme bir yılan gibi oturmasına sebep oluyordu durumun. İğrenç, sinsi ve piç bir yılan. Bunu itiraf etmek yerine aç olmadığımı söyledim. Oysa apartman dairesine gelirken çok aç olduğumu söyleyerek makarna alıp gelen de bendim. Sadece su ve sigaramı içmeye devam ederken şarabı açtım. Onlara doğru uzattığımda Jeanne ağır geleceğimi söylerek reddetti. Camille ise bir yudum ya aldı ya da almadı. Tüm şarap bana kalırken kıçımı korkuluğa dayadım ve şarabımı dikledim.

Şarabı ya yarılamıştım ya da yarılamama çok vardı ancak Chloé arayıp duruyordu. Onun yanına gitmem gerekiyordu bugün ama son dakikada gitmekten vazgeçmiştim. Bu sebeple meşgule attım ve hemen arkasından Emilé'i aradım. Daha ilk çalıştan açtığında aslında ne diyeceğimi pek bilir konumda değildim. Kafam gayet yerindeydi. Sarhoş olabilen bir tip de sayılmazdım. Bu sebeple sadece birkaç küfrü sıraladım ve onun konuşma talebini reddettim. Emilé ise olayı anlamadığını söyleyip durduğunda dayanamadoğımı fark ettim. "Ben senin için ne ifade ediyorum Emilé?" Karşı tarafta uzun bir sessizlik olduğunda Emile iç çekti. "Bilmiyorum. Bilseydim bu noktada olmazdık ancak senden başka hayatımda kimse yok, olmadı da. Seni de saklamadım. Neden bu denli kızıyorsun?" Güldüm sadece. "O yüzden mi Jeanne ile yattın?" Bunu demek açıkçası boğazıma bir yumru gibi oturmuştu. Jeanne bana bakıyordu ama bir şey demedi. Camille oralı olmamaya çalışıyordu. "Bir hatadan dolayı bana bu şekilde davranamazsın İra." Gözlerimi sıkıca yumdum sanki açsam rüyamdam uyacanacakrım. "Hata mı? Onca şey hata mıydı? Sen şimdi bizim aramızdakilrre de hata dersin." Bu sefer Emilé bağırdı. "Onların ne olduğuna dair en ufak fikrim yok İra. Ama önemsiz bir kerefik bir hatadan dolayı bana kızamazsın. Seni seviyorum." Başımı iki yana sallarken artık ağlamamaya çalışıyordum. "Hayır sevmiyorsun sen sadece benimle oynamayı seviyorsun. Hatırlıyor musun sikini dahi kaldıramadığımı söylemiştin. Böyle mi devam edecek? Birlikte olmadan önce beni öpeveksin ve sonrasında bana olan öfkeni gidip birisini içkili sikerek mi çıkartacaksın? Ve ben de bunu yutacak mıyım?" Emilé bir süre sustu. Susmasını neye yormam gerektiğini bilmiyordum. Hala daha bilmiyorum ama onun suskunluğunu dahi o an sevdiğimi fark etmem en çok canımı yakan şeydi. Her şeyimi sevdiğimi fark etmem. "İra bak, özür dilerim böyle olmasını istemezdim. Sen de acı çektin ben de çektim. İkimiz de hala acı çekip duruyoruz bu ilişkide. Hepimiz alkollüyken hata yaparız. Sen de yaptın. Benim ne kadar sapıttığımı biliyorsun sadece asla siz yanımda yoktunuz. Yani..." Sözünü kestim. "Benimle yaşadıklarında alkollü değildin beyefendi. Ha Omar, Nico, ben ya da başkası... Konu sadece seks değil sen herkese bir şeyler yapıp sonra da yanımda değilsiniz özür dilerim diyemez." Emilé derin bir nefes aldı. Bunu biliyordum. Sinirlenmişti. Son 1 senedir her benimle konuştuğunda olduğu gibi sinirden köpürmeye başlamıştı. Yakında beni azarlayacaktı. "Senin yaptığına ne demeli hanımefendi? İra şuan sarhoşsun ve beni arayıp küfür ediyorsun hem de 3 ay ortadan kaybolduktan sonra. Hem de 3 ay ortadan kaybolduktan sonra benim yaşadığım ilişkilere laf söylemeye hakkın varmış gibi!" "Beni saklamışsın." "Hayır sadece söyleyecek kadar o esnada önemli değildin." "Öpüşmemizden hemen sonra gidip birisini sikiyorsan eğer söyleyevek kadar değer verebilirdin. Ben senin yakınındım." Emilé derin bir nefes aldı. "Bizden olmayacağı en başında belliydi. Seni kırdıysam özür dilerim İra ama senin kırıldığın kadar ben de kırıldım ve benden farksız davranırken de ağzını açamazsın." Güldüm. "Ah evet benden olmaz ama Jeanne'dan ya da herhangi bri başka kızdan olur öyle değil mi?" "Öyle bir şey demedim İra." "Tam da böyle bir şey dedin. Sikini kesip ağzına tıkmadan telefonu kapat ve konuşma bir sğre benimle." "Kabalaşıyprsun." "Yapma be Emilé gerçekten mi? Ciddi misin?"

Telefonu kapattığımda yeni bir sigarayı ağzıma iliştirio yaktım.  Jeanne'ya bakıp gülümsedim. "Lütfen yanlış anlama be kötü düşünöe. Sen bence çok güzel ve özel bir kızsın. Sadece... Biraz öfkeliydim sanırım seninle bir ilgisi yok." Jeanne ağzını açmadan beni izliyordu. Bir yandan da dolaptan çıkardığı birayı yudumluyordu. Bir şey söylemedi ama yanıma gelip sarıldı.


O gece kaç defa daha Emile nama ulaşmaya çalıştı bilmiyorum. En sonunda Clement'in mesajı ile sızıp kaldığım koltuktan zıpladım. İçtikten sonra uzun uyuyamazdım. Sabahın ilk ışıklarıydı. Clement yaklaşık 30 mesaj atmıştı. Bunların çoğu sesli ve videoydu. Yavaşça hepsini tek tek izlemeye ve dinlemeye başladım.

"Sanırım La Montreal'ı yanlışlıkla sokağın ortasında unuttum İra. Şuan taksideyim. Taksiyi görünce binesim geldi. Camille'in evi önüne geliyorum. Lütfen kapıyı açın."

Kaşlarımı çatıp ayağa kalktım ve üzerime ancak o an bakabildim.  İç çamaşırlarım ile duruyordum. Üzerime geçirdiğim elbiseyle kapıdan çıktım. Merdivenlerden inip apartman kapısını açtığımda Clement ayaklarım dibine düştü. Düşmesi ile de sıçrayarak uyandı ve bıyıklı dudaklarına kocaman çarpık bir gülüş kondurdu. "Günaydın İra, ben galiba bir date ayarladım ve kiminle olduğunu duyduğunda kafamda şişe kırmak istersin diye şişe de getirdim."

Şişeyi bana uzattı.


devam et

Yorumlar

Popüler Yayınlar