Zübbe +18
+18
Paris... Her şeyin başkenti. Aşkın,tutkunun, seksin, acının, kalp kırgınlıklarının, ihanetin, ıstırabın başkenti. Bunların birer birer işlendiği yer tıpkı bir dantel gibi. İşin içine zenginlik, sanat ve hayaller girerse hepsi birden Seine Nehri'ne batmaz yahut Eiffel'den sallanmaz mı? Taş sokaklar ve şarap şişeleri. Sözde alkolikler, melankolikler ve manipülatifler. Sözde zekiler ve entelektüeller. Bir de onları oyunlarına piyon yapan kuzu kostümlü kurtlar. Aşk her yaşta yaşanmalı. Heyecan her yaşta güzel. Istırap her yerde insanın ruhunu besler. Sanatçılar her daim yalan söyler ve hak iddia eder bedenler üzerinde. Ruhlarındaki kırgın özgürlükleridir zira. Burası Paris, burada kalp kırgınlarından kolyeler moda aşk değil. Öpüşler, dokunuşlar ve önemsiz bir şey gibi batmak şarap şişelerine sigaralarla bir.
Ve herkes. Tanıdığım herkes bu şehirde. Ama en çarpıcısı Emilé. Seine nehrinde boğsam keşke onu. Ama hayır,o Emilé. Emilé...
(Belki de gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanmıştır bilemezsiniz ki...)

Yorumlar
Yorum Gönder